Cumartesi, Ekim 22, 2011

Ürdün

The Second World, Parag Khanna

Coğrafi olarak pek çok diğer ülke tarafından çevirilmiş, hapsolmuş Ürdün gibi bir ülke için çöküş her zaman ufakta bekler. Bu ülke neredeyse sürekli bir mevcudiyet savaşı vermektedir. Eger Ürdün bir gün çökmeye başlasa, komşularının hiçbiri parmağını bile kıpırdatmayacaktır, İsrail, Filistinliler, Suudi Arabistan, Suriye hepsi ellerine geçen parçaları kendilerine dahil etmeye uğraşacaktır, ve hayat devam edecektir.

Ürdün Arap jeopolitikasının tüm çetrefilliğinin bir temsili sayılabilir. Bu ülkenin doğuş hikayesi bile sömürgeci devletlerin verdiği sözler ile Arap saltanatlarının birbiriyle rekabetinin karışımıdır ve bu saltanatların rekabeti "çöl Araplarının" Suudi Arabistan ve Ürdün bazlı Haşemi saltanatı olarak ayrı kamplarda yer almaları sonucunu vermiştir. Ürdün, bugün bile, ayakta, bağımsız kalabilmek, hem de onlardan yatırım çekebilmek için Körfez soylu aileleri ve kendi soyluları arasında ayarladığı evlilikleri kullanmaktadır.

Diğer yandan Soğuk Savaş sırasında bir "tampon ülke" görevi görmüştür, Batı tarafından Sovyet yayılmasını durdurmak için kullanılmıştır. Her ne kadar topraklarındaki İngiliz subaylarını yarım yüzyıl önce evlerine yollamış olsa da, bugün ne söyleyip, ne yapacağı Amerika tarafından dikte edilmektedir. Bu ABD baskısı, onu Arap ülkeleri içinde İsrail'i ilk tanıyanlardan biri yapmış, ve bu icraatına karşılık olarak ne topraklarındaki Filistinlilerin evine dönmesi, ne de kendisi için su doğal kaynaklarına erişim hakkı gibi hediyeler elde edebilmiştir.

Filistin ne zaman karışsa zengin, fakir her türlü Filistinli Ürdün'e akmakta, ve bu göçmenler para ile birlikte sosyal rahatsızlıklarını da beraberlerinde getirmektedirler. Beyaz kireçli evlerle süslü ve caddeleri çöp dolu mahallelerden arabayla geçerken Ammanlı bir entellektüelin bana "biz bir ülke değiliz, biz kim isterse onun kiraladığı başka bir şeyiz" diye şikayet etmesinin sebebi buydu herhalde.

#amkdarth