Perşembe, Kasım 19, 2009

YDB - 19/11

Anonim

Mustafa Kemal'in egitime verdigi onem gelismemizde hic mi onemli olmadi?

Artilar ve eksiler

Boyle bir iddia var; Efendim otoriter yonetim 'bir egitim' seferberligi icin gerekliydi. Boylece Osmanli'nin talan duzeni hala devam ediyor, tabii artik emperyal boyutlarda yapamiyorsun, kendi ulkeni somuruyorsun, ama neyse, o 'arti degerleri' bir 'beyin takimini' 'subvanse' etmek icin kullaniyorsun, bu kisiler beslenip zihni ilerleme yapiyorlar, sonra ileride ulkeyi 'ilerletiyorlar'. Bu olmus mudur? Olmussa iyi mi olmustur kotu mu olmustur?

Boyle bir elit takimin, ogrenme kulturunun kismen yaratildigi, yaratilmaya ugrasildigi dogrudur.

Fakat bu takimin elde ettigi egitim daha sonra bir tur 'kliklesme' hissiyatina donuserek, siyasi tartismayi o olcude zehirlemistir. Ulkenin kodlarinda zaten mevcut olan kapikulu hissiyati, sarayli / koylu hatti bu yuzden daha derinlesti. 'Subvansiyon' birbirinden ayri hatlar, cikar gruplari yaratti.

Tabii bu derinlesmede hic kimsenin goremeyecegi bazi faktorler de etkili oldu. Kemalist 'egitilmis' klik, tam modernist dusunceyi yarim yamalak ogreniyorken (ve ogretmeye baslayacakken), pat diye modernite coktu. Bunun onemini hala kavrayamayan dusunce insanlarimiz var.

Peki ama efendim, 'yine de beyin takimi yaratilmasi iyi olmadi mi?'.

Bir takim iyi yan etkiler (fringe benefit) oldugu soylenebilir. Ama daha iyi analiz icin, o isi hakkiyla yapmis Sovyetler Birligi'ne bakmak yeterlidir.

Takip ettigimiz bilim camiasinda Sovyetler Birligi'nde matematikcilerin konumu hakkinda bazi tartismalar oldu. Sovyetler, belli oluyor ki, dev bir matematikci ordusu yetistirmisler. Boru degil tabii, bu kisiler balistik hesaplari gibi envai tur 'savunma' amacli islerde 'istihdam' edilmisler, ama bol bol arastirma da yapmislar. Iyi guzel ama her seyiyle devlet tarafindan subvanse edilen sistemin tum bozuklugunu orada goruyorsunuz iste; Hemen bir yemlenme sirasi ortaya cikiyor, o apartmana kim yerlesti, oraya kim gitti, kim gitmedi... Bir 'standart' ortaya cikiyor ve sivri tipler yukari cikamiyorlar [1], kendilerine oksijen bulamiyorlar. Sovyetlerin temel bilimde nasil ilerlemeler sagladigini biliyoruz. Kokune kadar da sanayilestiler. Ama mikrocipi onlar kesfedemedi. Zaten sonra paldir kuldur yikildilar. Su anki hallerine bakin, yil 2009 olmus, 'artik hi-tech bir ekonomi kurmaliyiz' laflarini zar zor gevelemeye simdi basladilar.

Demek istedigimiz, tarihi sureci anlayabiliyoruz: Osmanli sonrasi (Cumhuriyet olmayan) Cumhuriyet modernlesmesi, carlik sonrasi Sovyet modernlesmesi, alin yanyana koyun, birbirine benzer basarisizlik hikayeleri, niye boyle olduklarini, gidisat yonlerinin sebeplerini gorebiliyoruz, ama bir basari olarak etiketleyemecegimizi de iyi biliyoruz.

Eger ekonomi, sosyal hayat liberize degil ise, temel bilim, teknoloji inovasyon olarak sisteme giremez. Istedigin kadar adam egit, yemle. Yeterince esnek olamazsin, ve bir sonraki "seye" de evrilemezsin.

(Cumhuriyet olmayan) Cumhuriyet liberizasyondan, demokrasiden uzak durdugu icin hayati bir hata yapmistir. "Efendim Kemal kapitalizm istiyordu" traslarini da gecin. Kemal zamaninda o kadar cok tekellesme vardi ki, esnaf "doner kebap ne zaman tekel olacak" diye kendi arasinda sakalasiyordu. Bu isler lafla, iyi niyetle olmuyor. Icraata bakalim.

--

[1] Kiyasla ABD sistemi mevcut 'daginik' yapidaki universite sistemine fon / tesvik (grant) uzerinden para ayirdi.

Hidrojen

Japonya yenilenebilir hidrojen bazlı ekonomi kuruyor . AB/D bölgesinde de bu teknoloji büyümekte. Hidrojen yakıt-hücre (HFC) teknolojisi ar...