Çarşamba, Eylül 30, 2009

Bırakın Batsınlar

Daniel Lyons makalesi

Aklı başında olan hiç kimse haberciliğin geleceğinin ekrandaki pikseller yerine mürekkep ve kağıtta olacağını düşünmüyor. Hepimiz haberciliğin nereye doğru gittiğini çok iyi biliyoruz, hatta bunu son 10 senedir zaten biliyorduk. E o zaman allah aşkına ne diye şimdi gazeteleri kurtarmaktan bahsediyoruz? Başkan Obama niye böyle bir teklifi değerlendireceğini söylüyor? Meclis niye böyle bir kurtarma için 'Gazeteleri Canlandırma Atılımı' gibi vergi muafiyeti ve diğer ikramları içeren bir teklifi tartışıyor? Böyle bir teklif atlı arabaları, buharlı motorları ya da siyah/beyaz televizyonları kurtarmaya çalışmakla aynı. Aptalca. Yersiz. Üstelik ise de yaramayacak.

Aslında gerçek şu ki, etrafta görülen histerinin habercilikle ya da işsizliğin artışışını engellemek ile ilgisi yok. Gazete aşıkları istedikleri kadar kızgınlıktan morarsınlar, işlerinin demokrasiyi korumak ile de alakası yok, sanki gazeteler ile demokrasi birbirine çok bağlıymış gibi. Demokrasi gazeteler olmadan önce de vardı, ve gazeteler olmadan da yaşayacaktır. Demokrasisi olmayan pek çok ülkede ise gazete var! Devletin kurtarması okurlara yardım edeceği iddiası da yanlış. Böyle bir kurtarma sadece İnternet'e geçişimizi yavaşlatmış olur, ki bu ortam / format (medium) bilgiyi aktarmak için çok daha uygun bir ortam.

Bir kurtarma operasyonundan faydalanacak yegane kişiler, eskiden karlı ve güçlü olan ama şimdi .. eh, olmayan, bir avuç gazetedir. Bu şirketler İnternet denen o yeniliğin üzerlerine bir yük treni gibi geldiğini gördüler ama yerlerinden kıpırdamadılar. Adapte olmadılar. Niye? Çünkü yıllarca bu şirketler fiili bir kartel pozisyonundaydılar ve hallerinden çok memnundular. Her tekelin yaptığı gibi, bu şirketler yeni gelenleri sindirme, korkutma taktikleri ile piyasalarının dışında tutuyorlardı. Kendileri piyasaya vasat bir ürün veriyorlardı, ve hiç kimsenin, hiçbir şeyin altın madenlerini ellerinden alamayacağından emindiler.

Böyle tiplerin kendilerini "dördüncü kuvvet" gibi martavallarla şişirip abartmaları ise son derece gülünçtür. Güya okuyucular için çok değerli bir kamu servisi sunuyorlar - halbuki bu denklemde şimdiye kadar müşteri hiçbir zaman okuyucu değildi, müşteri reklamı verendi. Bu gerçek son zamanlarda tüm çıplaklığıyla ortaya dökülüyor. Gazeteler nakit akış problemi yaşamaya başladıklarında o ünlü "kutsal değerlerinden" bir hayat kadınının elbiselerini çıkarması kadar rahat vazgeçiverdiler. Ön sayfada reklam mı? Başüstüne. Sponsor edilmiş özel içerik yazdırılan muhabirler mi? Hiç problem değil.

Ama şimdi Politico, Huffington Post, The Daily Beast, Gawker gibi isimlere sahip yeni şirketler gazeteleri kendi oyunlarında yeniyor. Bu yeni şirketler daha hızlılar ve çoğu zaman daha kaliteliler. Onlar artık liderlik yapıyorlar, gazeteler arkalarından takip ediyor. Eğer eskiler haber işindeki ağırlıklarını muhafaza etmek istiyorlarsa, yeni şirketleri satın almayı düşünmeye başlamalılar. Fakat burada da bir problem var; yaşlılar çok beklediler, ve beklerken sürekli kan (para) kaybettiler. Alım yapacak paraları kalmadı.

Ops.

Muhakkak İnternet üzerinden haber dağıtımından çok büyük paralar kazanmanın yolunu daha kimse bilmiyor. Ama bunun sebeplerinden biri etrafta aşırı miktarda eski gazetelerin zombi gibi geziniyor olmasıdır. Bu 'geçtiğimiz yüzyılın yaratıkları' eski, köhne iş modellerine sımsıkı sarılmışlar, şimdilik hayattalar, yükselişe geçemiyorlar sadece canlı ve ölü arasında bir yerdeler, ve bu zombiler İnternet şirketlerinin daha iyi kullanabileceği paranın, yatırımın yanlış yerlerde tıkanıp kalmasına sebebiyet veriyorlar.

Hayır; gazeteleri kurtarmak yerine onların yokoluşunu çabuklaştırmalıyız. Zayıf gazeteler ölmelidir. Güçlü olanlar kanuni iflas evresine girip işlerini tekrar düzenlemeli, kendilerini daha ufak personel ve daha az masraf gerektiren şekilde tekrar yapılandırmalıdır. Evet, bu acı veren bir süreç olacaktır. Fakat haberciler hala iş bulabilirler, ve bu kişiler bu sefer daha iyi, daha hızlı bir format üzerinden çalışıyor olacaklar.

Bu arada da, hepimizin şu "gazetelerin kutsallığı" hakkındaki softa inancından vazgeçmesi gerekiyor. Ben 27 yıldır haberciyim, ve o haber odası kavramı hakkında sektörümdeki herkes gibi ben de romantik hissiyatlar besliyorum. Ama geçende sabahları evime gelen iki gazete aboneliğini iptal ettim - The New York Times ve The Wall Street Journal. Çünkü bu kağıt öbeklerini neredeyse hiç okumadan, on balkonumdan çöpe taşımaktan bıktım. Gerçek şu ki bu gazetelerin içinde beni ilgilendiren yazılar çok cüzi bir yüzdeye tekabül ediyor, ve o içeriği bilgisayarımda ya da iPhone'umda okuyabilirim. Beni önemli olabilecek diğer yazılara yönlendirmesi için bloglara ve Twitter'a güveniyorum.

Ha bir de, şu "sadece gazetelerin sağlayabileceği derinlikteki bilgi" konusuna gelelim. Gerçekçi olalım: o alanda gazetelerin performansı hiç iyi olmamıştır. Gazeteler her konudan bir şeyler vermeye uğraşıyorlar - politika, spor, iş, ünlü haberleri, vs - ve sonuç olarak hiçbir işi hakkıyla, iyi yapamıyorlar. Herhangi bir konuda uzman olan birine sorun, uzmanlık alanındaki bir konuda gazetelerde çıkan içerik hakkında ne düşünüyorlar: Büyük bir ihtimalle yüzlerini ekşitip buruşturacaklar; çünkü gazetelerdeki materyel o kadar sulandırılmış ki yazıyı yazanın o konu hakkında gerçek uzmanlığa sahip olmadığı çok açık. [..]

Meclis, lütfen, şu gazeteleri kurtarma çılgın fikrinden vazgeçin. Onları kurtaramazsınız. Batacaklar. Tek yapabileceğiniz acılarını uzatmak ve İnternet'e geçişimizi yavaşlatmak olacak. Bu işe hiçbirimiz için iyi olmayacak.

Matlab

Teknik üniversitelerimizde çok fazla Matlab denen bir bilgisayar dil kullanımı var; öğrencileri bu (ticari) dile yönlendirmek yerine açık y...