Pazar, Eylül 27, 2009

Aşiret Alayları

David McDowall, A modern history of the Kurds

Büyüyen Ermeni probleminden daha önce bahsetmiştik. 1890'ların başlarında durum daha da bozulmaya başladı. Özellikle 1877-78 savaşındaki [Abdülhamit yılları] tecrübeleri yüzünden Ermeniler nihayet Osmanlı otoriteleri, Kürt aşiretleri, ve nüfusu karışık kasabaların müslüman ahalisinin uyguladığı provokasyonlara, gasplara, işkence / zulüme cevap vermeye başladılar. 1882 yılında Erzurum'da keşfedilen 'Babayurt'un Koruyucuları' adında büyük ihtimalle devrimci nitelikli bir yapılanma ortaya çıktı. [..] 1894 yazında Ermeni köylüler ve yerel idare arasındaki vergi ödemesiyle alakalı bir anlaşmazlık, 1000 kadar köylünün olduğu kitlesel bir kıyımın başlamasına bahane oldu, bu kıyım ağırlıklı olarak Hamidiye birlikleri tarafından gerçekleştirildi. 1895 baharında İngiltere, Fransa ve Rusya Ermeni kasabaları için reformlar, hapistekiler için af ve Hamidiye'nin kaldırılmasını taleplerini (demand) İstanbul'a iletti. Abdülhamit bu istekleri kabul eder göründü ama kasıtlı olarak onları işleme koymadı. Bunun sonucu olarak güvenlik yokluğunun devam etmesi, bölgedeki tarımın 1897-98 yıllarındaki açlık yaşandığı yılllara (famine levels) düşmesine sebep oldu [..]

1897 yılında artık şehirli Türk nüfus bile Hamidiye Kürtlerinin tolere edilemeyek asayişi bozucu davranışlarına protesto ediyordu.

[Hamidiye denemesi] temelinde Osmanlı'nın zayıf olduğu gerçeğinin yattığı bir polikadır. Abdülhamit her ne kadar aşırı, vahşi olsalar da Hamidiye'yi gücü yetmediği yerlerde vergi toplayabilmek için kullandı. [..] Onları istediği anda bastırabilirdi, fakat bunu bölgeyi tamamen askeri olarak işgal etmeden ve onun doğal sonucu olarak Rusya'yı ve bölgedeki Kürt liderleri rahatsız etmeden yapamayacaktı.

Abdülhamit'in Ermenilerin Hamidiye tarafından bu kadar ezilmesine izin vermesinin temelinde de kasıt olduğu kadar zayıflık yatmaktadır. 1895 yılına gelindiğinde artık averaj Hamidiye askeri ile Türk askeri, Ermeni köylü ile devrimci arasında hiç fark gözetmiyordu [..] Sonuçta Abdülhamit İstanbul'da kendine dayatılan reformları kabul etmiş, ama Hamidiye'yi sivil otorite yerine Zeki Paşa'nın kontrolüne bırakarak gerçekleştirilmelerini kasıtlı olarak baltalamıştır.

Her halükarda Hamidiye Alayları apaçık bir başarısızlıktır. Genel itibariyle bu birlikler Osmanlı yapısına entegre olamamıştır, hatta tam tersine, bu askerlere verilen 'ne yaparsan yap' türündeki izin, aşiretçiliğin bölgede tekrar kuvvetlenmesine sebep olmuştur [..].

İttihat ve Terakki Cemiyeti 1908 yılında Abdülhamit'i devirdikten sonra [..] Hamidiye Alayları ismini 'Asiret Alayları' ismine çevirerek düzeni olduğu gibi devam ettirmiştir [sf 61-63].

---

[1] Hatta bugünkü korucu sisteminin yukarıdaki sistemin bir uzantısı olduğu iddia edilebilir. Yani pek çok diğer konuda olduğu gibi, "Osmanlı bozukluğu (İttihatçılar buna dahil)" ile mevcut durum arasında kesintisiz bir süreklilik mevcuttur.

Hidrojen

Japonya yenilenebilir hidrojen bazlı ekonomi kuruyor . AB/D bölgesinde de bu teknoloji büyümekte. Hidrojen yakıt-hücre (HFC) teknolojisi ar...