Pazartesi, Ağustos 17, 2009

YDB - 18/8

Zulfu Livaneli

“[F]ikir mi önemli, yoksa söyleyen mi”[..]. Yıllardır savunduğunuz fikirleri bir gün karşıtınız söylediğinde ne yapacaksınız. Temel fikirlerinizden vazgeçecek misiniz? Yoksa karşıtınıza bu söylediklerin doğru mu diyeceksiniz.

Fikir onemli

Soylenin onemi "soyleyenin amaci" sozkonusu olunca on plana cikabilir, ama mevzubahis olan fikir yeterince onemliyse, artik onu kimin isleme koydugu, kimin soyledigi muhim degildir. Herkes ayni gerceklikte yasiyor, Kant-vari subjektiviteden beyni sulanmamis insanlar icin planlar, kurgular, ihtiyaclar bu arka plan uzerinde sekilleniyor. Utopya bile mevcut gerceklikten yola cikarak muhtemel bir gercekligi kurgular. Fikir bu kurgulardan birine isaret eder ve bu baglamda kisiden daha onemlidir.

Ducane Cundioglu

Akilesi güçlü olanların duygusuz; duyguları güçlü olanlarınsa aptal olduğu bir dünyada ütopyadan başka hangi ortam düşünce'yle sanatı birbirine yakınlaştırabilir? Ütopya, yani umut, yani özgürlük! Umut etmeyi bilmeyenler aslâ kendilerini özgür hissedemezler. Çünkü zorunluluğun ve kesinliğin karşıtıdır özgürlük. Aklın değil, duyguların lütfudur insana!

Sacma

Ozgurluk, akli, gayet "gerceksel" sebepler dolayisiyla buyuyebilir, olan ihtiyac "kacinilmaz" hale gelebilir. "Gunluk" aktivite artik bunu gerektiriyor olabilir.

Fikir piyasasina alternatif cozumlerini sunmus kisilerin kulliyati onlarin mizacinin renklerini yansitabilir / yansitacaktir, fakat o piyasada hangisinin alici bulacagi zamanin ruhuna kalmistir. 100 sene once Marksizm pesinde kosan beyinsizler olabilir, zamanin ruhu buna uygundur, 21. yuzyilda bu kisiler sayica azalir, artik zamanin ruhu degismistir.

Ayrica yazida bir suru kavram birbirine karismis. Psikolojik olarak farkli zihin yapilari var; bu tiplerden bir tanesi "surekli olarak daha fazla bilgi bekleyen" ve "sezgisel karar mekanizmasina guvenmeyen" bir tiptir, bu kisilerin cok (gereginden fazla) bilgi ile yuklenmeden ileri atlamasi gerekir. AMA bu tur bir kisiligin ikilemini duygusal bazi sacmaliklar ile kapamaya ugrasmamak lazim; cunku sezgisel olan da, her tur karar mekanizmasinin oldugu gibi beyin mekanizmasi icindedir. Yapay zeka literaturunde Neural Net ve SVM arasindaki fark - her ikisi de "iyi" karar verir fakat birinin kararlari temiz bir sekilde aciklanabilir, digerininki aciklanamaz. Kara kutu olarak alindigi zaman ikisi de "isler" ve algoritmik olarak bir yapilari vardir. Ayni veri ayni sonucu tutarli olarak verir.

Duygulardan bahsederken insanlar cogu zaman kultur kodlarindan bahsediyorlar bir de; mesela adam sigara yasagina karsi cikiyor, "sarayli / koylu" kultur fay hattinda yuzyillardir "duzen" tarafindan "duzulen" koylunun tepkisini refleksiv olarak yansitabiliyor. Bu tepki normal, ve orada olmasi anlasilabilir (IV. Murat ickiyi yasaklar kendi icer, saray her zaman ikiyuzluluk ve "sapkinlik" ile ozdeslestirilir); Fakat bu tepkinin kendisi anlamli demek degildir. Onemlidir.. bir yere kadar.

Bu bizi nereye goturuyor? Insanoglunun bir deneme / yanilma makinasi oldugunu dusunursek, dogrular, yeterince aci cekildikten sonra (bazen), bulunur, ve eninde sonunda takip edilir. Edilmezse bu kisiler 'elenir'. Toplumun ufaltilmis bir hali (microchasm) olan insan icin de bu soylenebilir herhalde.

#amkdarth