Pazar, Haziran 14, 2009

YDB - 14/6

Ahmet Davutoglu

[mealen] Turkiye'nin Ortadogu ile iliskisi bir nevi ic politika gibi gorulmelidir

Katiliyorum

Evet; siyasetciler bu bolge ile ilgili konusurken sanki oranin halklarindan da oy alacakmis gibi konusmali, siyaset uretmeli. Bir kere bugunku dandik sinirlar zaten tarihte hicbir ornegi bulunmayan acaip sinirlardir. Propaganda filminde harika bir sekilde resmedildigi gibi, garip bir sekilde (aslinda petrol kaynaklarinin Bati devleti tarafindan gaspini azamilestirecek sekilde) cizilmis sinirlarin iki yanindaki insanlarin sanki hicbir sey olmamis gibi hayatina devam ettirmesi beklenmistir. Soguk Savas suresince bu garabet duzen agir aksak sekilde devam etmis olsa da, artik hizli bilgi iletisimi, onu takip eden insan ve para hareketleri, serbest ticaret bu sinirlari yavas yavas silmeye baslamistir. Bu bir guc kaymasidir ve nihai analizde iyi bir gelismedir.

Ayrica; madem bu bolgenin kaderi bu kadar birbirine yakin, neden resmi politikasi da birbirine resmi sekilde entegre olmasin? Irak Parlamentosunda bir Turkiyeli olamaz mi? Veya TBMM'de bir Irakli? Tabii, oraya gelmeden tum Turkiyelileri (mesela Kurtleri) kendi meclisimizde hazmedebilen bir anlayisin gelismesi gerekir; umariz bu da yavas yavas yerlesmeye baslar. Guc yansitmak istiyorsak once kendi evimizin duzende olmasi gerekiyor.

Hidrojen

Japonya yenilenebilir hidrojen bazlı ekonomi kuruyor . AB/D bölgesinde de bu teknoloji büyümekte. Hidrojen yakıt-hücre (HFC) teknolojisi ar...