Pazartesi, Ekim 01, 2018

Hidrojen

Japonya yenilenebilir hidrojen bazlı ekonomi kuruyor. AB/D bölgesinde de bu teknoloji büyümekte. Hidrojen yakıt-hücre (HFC) teknolojisi araba motoru, ev ısıtmak gibi pek çok yerde kullanım bulur. Hyundai, Mercedes, Toyota HFC bazlı arabalarını anons ettiler.

HFC hidrojen ve oksijen gazını özel bir işlemle birleştirerek enerji üretir, egsozdan su çıkar. Hersey temiz, karbon salınımı sıfır. Yakıt hidrojendir, hidrojenin kendisini üretmek ise güneş panellerinden (ya da başka bir kaynaktan) gelen elektriği suya (evet bildiğimiz su) uygulayarak yapılır. Su ayrışarak oksijen ve hidrojen üretir. Çıkan hidrojen depolanır, sonra kullanım için yakıt olur.

Hidrojen üretmek artık pahalı değil, üretim verimliliği yüzde 70 üzerinde, bu rakam hidrojenin potansiyel ısıtma enerjisini o hidrojeni üretmek için gereken enerjiye bölerek elde edilir. Eğer ayrıştırma için kullanılan elektrik güneşten geliyorsa, bir başlangıç yatırımı sonrası bedavadır.

Tüketiminde bir araba tam depoda >400 km yol alabiliyor, yani enerji potansiyeli iyi bir yakıt. Altyapı için hidrojen istasyonları gerekli, fakat istasyonlar kendi hidrojenlerini üretebilirler. Ama daha merkezi üretim ekonomik yapılırsa nakliyat ta olabilir.

Tesla elektrik arabaları lityum-iyon bazlı pil kullanırlar, arabanın altında büyük bir pil vardır, cep telefonunda ya da dizüstü bilgisayarla olduğu gibi (hatta teknoloji tıpatıp aynı) bu pil doldurulup boşaltılır. Fakat lityum-iyonun geri dönüşümü temiz olmayabilir, HFC ile çevreye için zarar yok.

Tesla'ya rakip bir ABD firması çıktı, Nikola (ünlü mucit Nikola Tesla'nın biri ismini diğeri soyismini kullanmış), hidrojen ile çalışan tır üretiyorlar.

Japonya'nın bu teknolojiyi seçmesi bir gösterge, Japonya her zaman enerjide dışa bağımlı oldu, hatta süpertanker kavramı bir Japon icadıdır, ülkenin petrol ihtiyaçları o kadar büyük boyutlardaydı ki çok miktarda petrolün bir kerede taşınması için süpertanker yapmaları gerekti. Şimdi hidrojene yaptıkları yatırım teknolojide gelecek gördüklerinin ispatı. Toyota bu alanda bu sebeple aktif.

Toyota geçende bütün HFC patentlerini herkesin kullanımına açtı.

Eğer yaygın kullanım bulunursa mevcut petrol üreticileri ve boru hat inşacıları için kötü haber.

Pazartesi, Eylül 12, 2016

Çarşamba, Aralık 25, 2013

Yeni ada isimleri

Yassıada'nın isminin Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirilmesi ardından üç adanın daha yeni isimlere kavuşacağı açıklandı. Hükümet sözcüsüne göre Gökçeada, Bozcaada ve Kınalıada'nın isimleri değiştirilecek. "İsimlerin günün siyasi havasını yansıtmasını umuyoruz" diye söze devam eden sözcü yeni isimlerin şunlar olacağını bildirdi:

Gökçeada "Halk Galeyana Gelmesin Ama Biz İstediğimiz Kadar Sacmalık Yapalım Adası" olacak. Bozcaada "Her Ne Kadar Dandik Bir Yönetim Tarihimiz Olsa Bile Hepimiz Ona Karşı Salakça Bir Sevgi Beslemeliyiz Adası" oluyor. Kınalıada ise "Sürekli Aykırı Olmaya Uğraşırken Dış Politikada Yanlız Kalmak Güzel Bir Şeydir Adası" ismine kavuşacak. Yeni isimler hakkında fikri sorulan CHP basın sözcüsü "Cesur Belde" ya da "Diyar Teneke" gibi daha öz Türkçe isimlerin seçilmesinin daha iyi olacağını belirterek yeni isimleri eleştirdi. MHP Başkanı Devlet Bahçeli olanları "gantarın topuzu gaçmıştır" sözleriyle  yorumladı.

Pazartesi, Aralık 23, 2013

YDB - 23/12

Fehim Tastekin

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ‘[..] sınırlarını aşan Türkiye’ye karşı bir komplo’ olduğuna dair hummalı bir savunmadır gidiyor [..]

Bir kere Türkiye’nin ilk kez kendi sınırlarını aştığı savı safi propaganda. [..] Düne kadar iktidar çevreleri “Obama ile en fazla konuşan lider Erdoğan” diye böbürlenmiyor muydu? Ne oldu da Türkiye gözden düştü? İşte burada komplolara sarmak yerine bir muhasebe yapılmalı! Türkiye’nin kredisini bitiren faktörler tartışılmalı; maceracılık, aşırı hevesler, altyapı olmadan açılma hırsı, büyüklük hastalığı, kendi iç sorunlarını çözmeden komşunun benzer sorununa uzanma alışkanlığı, müdahalecilik, mezhepçilik ve bunların kaçınılmaz sonucu olan dışlanmışlık konuşulmalı. ‘Değerli yalnızlık’ safsatasına girmeden “Nerede hata yaptık” diye sorulmalı.

Dışarda güven kaybı

En temel sorun iş yapma ve konuşma tarzından kaynaklanan güven kaybı [..]

- Önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu Irak’a gönderip Başbakan Nuri el Maliki’ye “Sizinle koordinasyonsuz iş yapmayacağız” diye güvence vereceksin, ardından Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile petrol-doğalgaz arama ve üretimi, üretilen petrolün boru hattıyla Kerkük-Yumurtalık hattına eklenmesi, üretilecek doğalgazı Türkiye’ye taşıyacak yeni bir boru hattını öngören 6 anlaşma imzalayacaksın. Sonra aldatıldığını düşünen Maliki hava sahasını özel uçuşlara kapatınca bunu Irak liderinin patavatsızlığına vereceksin!

- Çin’den füze savunma sistemi alacağım deyip, NATO’dan tepki gelince bunu fiyat kırdırmak ve teklifi değiştirmek için koza dönüştüreceksin!

- Suriye’de “Bu iş 3 ayda biter” diyerek gerçekten kopuk projeksiyonlarla uluslararası topluma gaz vereceksin ama iç savaş uzadıkça ortakları ihanetle suçlayacaksın. Suriye’nin Dostları Grubu’nun öncüsüyken tutmayan hesaplar yüzünden giderek ağırlığını yitireceksin, Suriye Ulusal Koalisyonu’nda ipleri Suud’a kaptıracaksın! Rejim devirme oyunuyla karargâh sağladığın ‘Özgür Suriye Ordusu’nun eriyip gitmesine paralel olarak Kaide, Türkiye’nin dibinde emirlikler kurarken vekâlet savaşında Suud ve Katar’ın beslediği Selefilere sarılacaksın! Batı önce Kaide tehdidi ile frene basıp ardından ÖSO’yu bitiren İslami Cephe yüzünden yardımları askıya alırken sınırlarını silah ve militan geçişine açık tutmaya devam edeceksin! Türkiye radikal grupları besliyor eleştirileri ayyuka çıkmışken birtakım insanlar silahlar ve kimyasal maddelerle yakayı ele verecek ama doğru düzgün kovuşturma yapmayacaksın! Suriye’ye giden silahlar BM ve TÜİK raporlarına girecek ama “Spor amaçlı” diye savunma yapacaksın.

- Bölgede ‘MİT’in Suriye şubesi’ esprisiyle anılan Kuzey Fırtınası’nın elindeki Lübnanlı rehinelerin bırakılması için ağırlığını, rehinelerin tutulduğu Azez’in Kaide’nin eline geçme tehlikesi belirinceye kadar koymayacaksın! Sonra Türkler için Lübnan tehlike ülke haline gelince sızlanacaksın!

Obama’nın kredileri

- Yine Obama kendi kişisel kredisini ortaya koyup Kudüs’te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya özel telefonundan Erdoğan’ı arattırıp özür dilettirecek ve özrü kabul ettiğini açıklayacaksın ama ilişkilerin normalleşmesine yönelik diğer adımları atmayacaksın [..]

- Gezi olaylarında dış bağlantı arayıp “Occupy eylemlerinde de 17 kişi öldü” diye gerçek dışı açıklamalar yapacaksın ama ABD bunu not etmeyecek!

- Obama’nın Mısır’da İhvan’a tanıdığı krediyi unutup ABD’yi darbecilere destekle suçlayacaksın! Ve sonunda kendi elçini de kovdurtturacaksın!

- 2005’te imzaladığın Gümrük Birliği Ek Protokolü’nün gereği olarak limanları Rumlara açmayacaksın, müzakere süreci tıkanınca suçu AB’ye yıkıp iki de bir “AB olmazsa Şanghay altılısına girerim” diye şantaj yapacaksın!

- Yine Ermenistan’la ilişkilerin normalleşmesine yönelik protokollerin onayı için sonradan Karabağ şartı koşacak, yine suçu Erivan’a atacaksın!

Dogru

Çarşamba, Kasım 27, 2013

Uzlaşılan maddeler açıklandı

Anayasa uzlaşma komisyonu yoğun bir şekilde çalışma sonucu uzlaşılan maddeleri dün basına açıkladı. Bu maddeler şunlar:

1) Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrilidir.

2) Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.

3) Bitki örtüsü maki adlı bir bitkidir.

"Bu uzlaşma çok çetin tartışmalar sonrasında ortaya çıktı" sözleriyle olanları anlatan bir komisyon üyesi "fakat zannediyorum anayasanın belkemiğini ortaya çıkarttık, bundan sonrası detaydan ibaret olur" dedi. CHP üyelerine kırmızı çizginin nerede olduğunu sorulduğunda CHP bu kelimedeki rengin kırmızı olmasına itirazının olduğunu belirtti. Bir diğer AK Parti üyesi anayasa çalışmalarına devam etmek ve etmemek istediklerini, üç madde daha ekleyip, üç madde çıkartmak istediklerini söyledi, ve "anayasa kesin bir dille özgürlükleri içermeli ve sınırlamalıdır" diyerek devam etti "herhalde kimse 12 Eylül anayasasının devamını istemiyor".

Uzlaşılan maddeler hakkında fikri sorulan MHP başkanı Devlet Bahçeli "benim gafam garıştı" yorumunu yaptı.

Salı, Kasım 26, 2013

YDB - 27/11

Anonim

Niye monarşiler (krallıklar) Avrupa'da yokoldu?

Hala var

Ama şunu da belirtmek lazım, geriye kalan saltanat sistemlerinin çoğu Protestan ülkelerde.

Niye? Katolisizm 1. Roma'nın devamı, Bizans, Osmanlı aynı barbar, vahşi Roma düzeninin devamı. Bu sistemlerde bir "merkezi din" var, baştaki yönetici yarı-tanrı havasına giriyor, kültür pederşahi, devlet askeri, dini düzenin ortasında. Olmayan / azalan bu yonetim kültürüdür. Yani evet, monarşi artık çoğu yerde yok, daha doğrusu, bu tür ülkelerde artık yok. Bu durum gayet normal, toplumda biraz rasyonalite artınca insanlar uyanıyor ve baştaki despot kisiligin icabına bakıyorlar (ya da bastaki kendiliğinden gidiyor, bizde olduğu gibi). Evrimsel sürec yönetime aksediyor. Daha irrasyonel, daha geri olan tabii ki yokolacak.

Hidrojen

Japonya yenilenebilir hidrojen bazlı ekonomi kuruyor . AB/D bölgesinde de bu teknoloji büyümekte. Hidrojen yakıt-hücre (HFC) teknolojisi ar...